Değişime Açık Olmak- Kundalini Yoga Meditasyonu

Evrenin yasası değişim. Herşey değişim içinde, ancak bu değişimde bir şey değişime karşı direnir, o da ego’ya bağlılığımız veya nefs’imiz. Egomuz, değişime karşı direnç göstermemize neden olur. Gerçeklik ile gerçekliği algılayış arasındaki fark egonun yarattığı şüphe ile beslenir ve sonuçta zihnin karışıklığı ve hüsran gelir. Şüphe aura parlaklığımızdan da çalmaya başlar.

Gerçekliğimiz ile iletişimi kesmeye çalışan egomuzu, ancak kendi samimi isteğimiz ve disiplinimiz ile uyuma getirebiliriz.

Ay ve Güneş tutulması gibi özel günler de bu tip meditasyonlar denge de kalmamıza ve yenilenmemize destek olur . 27 Temmuz 2108 ‘deki gök olayların etkisi hemen hemen 1 hafta sürecek, bu meditasyon 1 hafta boyunca düzenli yapılabilir.

Duruş: Bağdaş konumunda dik bir oturuşta rahat bir şekilde yerleşilir. Gerekirse bacakların veya kalçanın altına destek alınabilir. Sırt belli bir süre dik duruşta kalmaya alışık değilse gerekiyorsa bir duvara yaslanılabilir.

Mudra: Yumruk yaparcasına dört parmak aşağıdaki foto’daki gibi kıvrılır. Kıvrılan parmak uçları, avucun içindeki parmakların bittiği noktadaki yumuşak noktalara yerleştirilir. İki el tam göğüs merkezinin orta noktasına getirilir.

İki el bu konumda iki noktada yumuşakça birbirine değer: Birinci nokta; baş parmakların birinci boğumların yumuşak bölümleri birbirine bastırılır ve göğsün orta noktasına doğru yönlendirilir. İkinci dokunuş noktası; kıvrılan parmaklardan orta parmakların ( Saturn parmağı- elin en uzun parmağı) kıvrılan eklem yerleri birbirine dokunur.

Bu pozisyonda tutulur, enerji başparmaklar ve kıvrılan eklemler içinde hissedilmeye çalışılır. Bu enerji, nefesle beraber yoğunlaşabilir. İki başparmak arasından sıcaklık geçmeye başlayabilir. Bu his, sakince izlenir. Yogi Bhajan bu meditasyonu fonksiyonel bir meditasyon olarak tanımlamıştır.

Gözler: Kapalı.

Breath: Zorlanmadan uzun nefes alış ve verişleri, bir akış içinde nefes birbirini takip eder.

Zaman: Meditasyon alışkanlığına bağlı 7 dk, 11 dk, 21 dk veya 31 dk yapılabilir. Önemli olan nefesi ve oturuşu zorlamadan konsantrasyonun an’da olduğu sürece süreye sadık kalabilmektir. Eğer 11 dk fazla geliyorsa örneğin daha kısa bir süre hedeflenip tamamlanabilmelidir.

Kapanış: Derin bir nefes alınır, 3-5 sn tutulur ve uzunca verilir, 10 – 15 dk uzanarak dinlenme de kalınır.

(*) Bu meditasyon orijinal olarak https://www.3ho.org/3ho-lifestyle  sitesinde  ‘change of meditation’ ismi ile bulunmaktadır.

 

Tarih: Temmuz 27, 2018 Gönderen: Yorum: 0

Toroslar Aladağ Kundalini YogaTrek Kamp

( 21 – 25 Ağustos Kurban Bayramı 2018 )

Hiç şüphe yok ki Türkiye’nin en çok ziyaret edilen dağlık coğrafyalarından biri Aladağlar’dır. Orta Toroslar’ın bu bölümü dağcılar, doğa yürüyüşçüleri, kuş gözlemcileri, kampçılar ve birçok değişik dalda doğa sporları yapanlar için vazgeçilmez bir bölgedir.
Kayalık dağlar, ormanlık araziler, derin vadiler ve kanyonlar doğa severler için eşsiz olanaklar sunar.

Bölgedeki yürüyüş yolları hem derin vadileri bağlar hem de bölgenin yerlilerinin kullandığı yaylaları…
Aladağlar’ın vahşi güzelliğini biliyor olabilirsiniz. Ama bu kez sizi Aladağlar’ın görkemli dorukları arasında bambaşka bir deneyime taşımak istiyoruz. Turumuzda Aladağların yüksek platolarını, ormanlık alanlarını, yaylaları geçeceğiz. Bu yalçın dağlar arasında tüm manzaraya bölgenin en yüksek yaylalarından bakacağız.

Aladağlar’ın bilindik yürüyüşlerini eşsiz bir yoga deneyimiyle birleştireceğiz. Bir kamptan diğerine geçerken sadece manzaraların derinliğini değil yoganın da huzurlu derinliğini hissetmenizi hedefliyoruz. Nefes çalışmalarını dağlarda ve çok ideal yüksekliklerde ( 2000 ve 3000 metreler arası ) yapacağız. Dağlar eski zamanlardan bu yana meditasyonların yapıldığı yerler olmuştur, biz de bu yüksekliklerde kelimelere sığmayacak özel meditasyon çalışmalarında bulunacağız.

Kundalini yoganın kelimelere dökülemeyen deneyimlerini doğada ve dağlarda yaşayacağız. Zihinlerimizi boşaltacağız, ateşin etrafında yıldızların altında masallar anlatacağız, rengârenk müzikler eşliğinde şarkılar ve mantralar söyleyeceğiz. Dağlarda sesimizi özgür bırakacağız. Bir gün sessizlik inzivasında bulunacağız.

Tur programımızı, yürüyüş rotalarımızı, mola noktalarını ve mutfağımızı eşsiz bir yoga deneyimi için özel olarak hazırladık. Yoga-Trek adını verdiğimiz bu yeni içeriğimiz için Aladağlar mevsim ve lojistik imkânlar nedeniyle de biçilmiş bir kaftan.

Bu turu doğa yürüyüşü etkinliklerini tecrübe etmiş, fiziksel kısıtlayıcı bir engeli olmayan, 12 yaşından büyük tüm katılımcı adaylarına öneriyoruz. Daha önceden kundalini yoga yapmış olmak beklenmiyor, sadece uzun yürüyüşleri sevmek yeterli! Ancak bu uzun yürüyüşler arasında molalarımız da olacak, grup ‘Turna’ kuşları gibi bir bütünlük içinde bir yerden bir yere göç edecek ve birbirimizden çok şey öğreneceğiz. Bu yolculuğa kendi içimize doğru bir yolculuk diye bakabiliriz.

Bu program Montis ( Trips & Expeditions ) ve Hayyal ( Sürdürülebilirlik ve Kundalini Yoga) işbirliği ile oluşturulmuştur. Bu nedenle, gezi rotası, rezervasyon ve kayıt işlemleri için Montis ( www.montis.com.tr ), yoga detayında sorularınız için Dilek Ekşi Bilgin ile irtibata geçebilirsiniz. Aşağıda iletişim bilgileri bölümünde detay belirtilmektedir.

Özet Program

1.Gün: Kayseri’de buluşma, Çukurbağ Köyü’ne hareket. Emli Vadisi Kampı vadisi kampına transfer
2.Gün: Emli Vadisi – Oluksekisi Yaylası – Alacan Yaylası – Mangırcı Vadisi – Emli Vadisi Kampı
3.Gün: Emli Vadisi – Akşampınarı – Eznevit Yaylası – Sokullupınar Karayalak Kampı
4.Gün: Sokullupınar Karayalak kampında
5.Gün: Sokullupınar – Cimbar Vadisi – Kayseri’ye Dönüş

Detaylı Tur Programı

1.Gün:

Kayseri’de buluşma, Çukurbağ Köyü’ne hareket. Emli Vadisi Kampı vadisi kampına transfer

Sabah saatlerinde Kayseri’ye varan uçuşlarla gelen katılımcılarımızla Kayseri Havaalnında buluşuyoruz. Ardından Çukurbağ köyündeki merkezimize doğru yola çıkıyoruz. Nefis geleneksel bir köy yemeğinin ardından hazırlıklarımızı tamamladıktan sonra Emli Vadisindeki kampımıza kısa bir araç transferi ile geçeğiz. Kampımıza yerleşip dinlendikten sonra akşamüzeri Aladağları kızıla boyayan gün batımında yoga etkinliğimiz için matlarımızı da alarak kısa bir yürüyüşe çıkıyoruz. Akşam yemeği için kamp yerimize geri dönüyoruz. Bu gece yıldızlar altındayız.

Yaklaşık Araç Transfer Süresi: 2 saat
Yaklaşık Yürüyüş Aktivitesi Süresi: 2 saat
Deniz Seviyesinden Yükseklikler: Çukurbağ, 1550 m – Kamp, 1800 m

Dâhil Olan Yemekler: Öğle Yemeği / Akşam Yemeği

2.Gün:

Emli Vadisi – Mangırcı Vadisi – Alacan Yaylası – Oluksekisi Yaylası – Emli Vadisi Kampı

Sabah gün doğumundan hemen önce uyanıyoruz. Kamp yerimizde bir yoga etkinliğimiz olacak, günü, güneşi bu güzel yaylada selamlamak istediğinizden eminiz. Yoga seansımızın ardından kısa bir dinlenme sonrası kahvaltımızı yapıp yola koyulacağız. Kamp yerimizin hemen yanıbaşındaki ormana gireceğiz. Orman sınırının üzerine çıktıktan sonra ise kireçtaşı duvarların hâkimiyetindeki Mangırcı vadisini takip edeceğiz. Mangırcı vadisi boyunca patikalardan yükseliyoruz. Öğle vaktinde yemek molası vereceğiz. Yemeğimiz Alacan yaylasında muhteşem bir manzaraya karşı olacak. Bu güzel noktada piknik yaptıktan sonra bugünkü yürüyüşümüzün ikinci yarısına başlayacağız. Önce inişli çıkışlı bir rota ardından da Oluksekisi Yaylasına doğru bir iniş yapacağız. Bütün günü Aladağların güzel manzarasına yükseklerden bakarak ve uygun noktalar da yoga etkinlikleri ile geçireceğiz.Oluksekisi yaylası da yoga yapmak isteyeceğimiz bir manzaraya sahip ve bizim de vaktimiz uygun. Akşamüzeri yine Emli Vadisindeki Sarımemedler Kampımızdayız. Bu gece dinlendirici bir uyku çekeceğiz.

Yürüyüş Aktivitesi Süresi: 6-7 saat
Deniz Seviyesinden Yükseklikler: Kamp, 1800 m – Alaca Yaylası, 2250 m – Oluksekisi, 2050
Dâhil Olan Yemekler: Kahvaltı / Kumanya / Akşam Yemeği

3.Gün:

Emli Vadisi – Akşampınarı – Eznevit Yaylası – Sokullupınar Karayalak Kampı

Yine gün doğumundan önce uyanıyoruz. Oldukça hafif bir kahvaltının ardından yürüyüşümüze başlıyoruz. Yaklaşık 45 dk.lık bir yürüyüşün ardından Emli Ormanındaki bir düzlükte yoga ile günü karşılayacağız. Ardıç kokularıyla yaban hayatının tam içinde bambaşka bir yoga seansı olacak. Ardından Akşampınarı kamp yeri ya da Koca Dölek olarak bilinen düzlüğe yürüyeceğiz. Burası dağcıların uğrak noktası olan yerlerden biri. Buradan itibaren Eznevit yaylasına kadar tırmanacağız. Eznevit Yaylasının manzarası favorimizdir. Aladağların neredeyse tüm yüksek zirveleri bu aktivite esnasında arz-ı endam ederler. Eznevit yaylasından sonra zorlu olmayan dağ eteklerindeki patika yürüyüşümüzle Sokullupınar’da bulunan kamp alanına varıyoruz. Aladağlar ziyaretçileri için dağların kalbine giden yolakların başladığı Karayalak vadisinin girişinde bulunan kamp alanında iyice dinleniyoruz. Akşam gün batımında kamp alanımızdan kısa bir yürüyüşle çıkacağımız enfes bir noktada yoga yapabileceğiz. Akşam yemeğinden sonra 45 dakikalık bir masal dinletisi yapacağız.

Aktivite Süresi: 5-6 saat
Deniz Seviyesinden Yükseklikler: Kamp, 1800 m – Eznevit Yaylası, 2500 m – Sokullupınar, 2260 m

Dâhil Olan Yemekler: Kahvaltı / Kumanya / Akşam Yemeği

4.Gün:

Sokullupınar Karayalak kampında dinlenme, yoga ve meditasyon

Sabah gün doğumundan önce uyanıp kampımızdan kısa bir yürüyüş ile sabah yoga etkinliğimizi yapacağımız yere gidiyoruz. Ardından sessizlik içinde kahvaltımızı kampta alacağız. Ardından kısa bir araç transferi ile bugünkü yürüyüşümüzün başlayacağı Arpalık yaylasına geçeceğiz. Buradan yürüyüşle Teke Pınarı mevkiine ulaşacağız. Burada 15 dakikalardan vekısa dinlenmelerden oluşan toplamda 4 kez meditasyon yapacağız ve toplam meditasyon süresi 60 dakikalık olacak. Kundalini yoganın en güçlü meditasyonlarını bu oturumlarda deneyimleyeceğiz. Yürüyüşten döndüğümüzde öğlen yemeğimizi alacağız. Öğleden sonrası boş zamanımız olacak. 18:00’de müzik dinletimiz için toplanacağız. 19:00’da sessizlik inzivasını bozacağız. Arzu edenlerle 19:00 ile 20:00 arası yolculuğumuz süresince yaptığımız çalışmaların biz de bıraktığı izlenimleri paylaşacağız.
Akşam yemeği sonra kamp ateşi etrafında toplanacağız, 60 dakikalık bir masal dinletisi yapılacak. Mantralar ve şarkılar söyleyerek günü kapatacağız.

Yürüyüş Aktivitesi Süresi: 3-4 saat
Deniz Seviyesinden Yükseklikler: Sokullupınar, 2260 m

Dâhil Olan Yemekler: Kahvaltı / Öğle Yemeği / Akşam Yemeği

5.Gün:

Sokullupınar – Cimbar vadisi – Kayseri’ye Dönüş

Sabah son günün verdiği bir rahatlıkla uyanıyoruz. Sabah yogasını grubun arzusuna göre zamanı kararlaştırarak ayarlıyoruz. Kahvaltımızı yaptıktan sonra saat 09.00-09.30 arasında Cımbar kanyonuna girmek üzere yükseliyoruz. Muhteşem duvarları ve vahşi yapısıyla bu vadiyi inişe başlıyoruz. Vadinin yola kavuştuğu noktada özel aracımıza binerek Çukurbağ Köyündeki merkezimize gideceğiz. Saat 13.00-14.00 sularında öğle yemeğini Çukurbağ Köyü’ndeki pansiyonumuzun bahçesinde alacağız. Kısa bir hazırlanmanın ardından Burada yolculuk için son hazırlıklarınızı tamamlayabilir, duş yapabilirsiniz. Buradaki hazırlığımızın ardından dönüş uçuşlarımız için 16.30’da Kayseri’ye hareket edeceğiz.

Yürüyüş Aktivitesi Süresi: Aktivite Süresi: 4-5 saat
Deniz Seviyesinden Yükseklikler: Sokullupınar, 2260 m – Arpalık,2300 m – Demirkazık Köyü, 1620 m

Yaklaşık Araç Transfer Süresi: 2 saat

Dâhil Olan Yemekler: Kahvaltı / Kumanya / Öğle Yemeği

Farklı diyet kodları ( Vejetaryen, diyabet, glüten vs ) gibi kısıtlamanız var ise lütfen rezervasyon sırasında belirtiniz.

Tur Tarihleri
21-25 Ağustos 2018 ( 4 gece 5 gün)
Son Başvuru ve Kayıt Kesinleştirme Tarihi : 10 Ağustos 2018

Tur Fiyatı:

8-12 kişilik grupta kişi başı 1600 TL

Erken rezervasyon indirimi ile kişi başı 1500 TL– ( 29 Temmuz 2018 tarihine kadar gerçekleştirilen kayıt kesinleştirmelerinde )

Tur Fiyatına Dâhil Olan Hizmetler

Kayseri’den Kayseri’ye programda belirtilen tüm yerel transferler

Tur boyunca tur liderliği hizmetleri

Kundalini yoga eğitmenliği

Eşyaların kamplara transferi

Dağdaki mutfak, aşçılık ve kamp hizmetleri Programda belirtilen tüm yemekler

Aladağlar Milli Parkı giriş ücretleri

İlkyardım seti

Kamp Malzemeleri ( Çadırlar, Mat ve Uyku Tulumu )*

*Bu malzemeler sınırlı sayıda ücretsiz olarak sağlanır. Kendi malzemelerinizi kullanmak isterseniz de yanınızda getirerek transfer aracımıza teslim edebilirsiniz.

Tur Fiyatına Dâhil Olmayan Hizmetler

Program dışı transfer, konaklama gibi ekstra hizmetler

Kişisel malzemeler

Yoga matı

Programda belirtilmeyen yolculuklardaki yemekler ve alkollü – alkolsüz içecekler

Tek Kişilik Çadırda Konaklama Farkı

100 TL

Önerilen Uçuşlar ve Şehirlerarası Transferler

Tur Kayseri’ye ulaşım sağlandıktan sonra başlayacaktır.

Grup olarak Kayseri havalanından alınılacaktır. Kayseri havaalanı buluşma saati:11:15

Programımıza katılırken almanızı önerdiğimiz uçuşlar 1.Gün sabah 11.00’a kadar Kayseri’ye varan, dönüş günü de 19.00 sonrasında kalkan uçuşlardır. Kayseri’ye birçok ilden düzenli seferler bulunmaktadır. Aşağıda İstanbul’dan gidiş ve İstanbul’a dönüş için önerilen uçuşları bulabilirsiniz. Uçak biletlerinizi acentamızdan da alabilirsiniz. Lütfen uçak bileti ihtiyaçlarınız için 0 312 440 05 85 numaralı telefonumuzdan Montis’i arayınız ya da bilet@montis.com.tr adresine eposta gönderiniz.

THY
GİDİŞ: TK2026, IST-ASR, 08.50-10.35
DÖNÜŞ: TK2021, 19.35-21.15
ANADOLU JET
GİDİŞ: TK7292, SAW-ASR, 08.40-10.00
DÖNÜŞ: TK7297, ASR-SAW,21.40-23.05
PEGASUS
GİDİŞ: PC2732, SAW-ASR, 07.25-08.50
DÖNÜŞ: PC2739, ASR-SAW, 19.35-21.00 ve ya PC2741, ASR-SAW, 22.25-23.50

İletişim
Etkinlikle ilgili detay sorularınız ve rezervasyon talepleriniz için;
Tel : 0532 263 80 32( Yoga Eğitmeni Dilek Ekşi Bilgin) veya 0 312 440 05 85 ( MONTIS Trips & Expeditions ) ile irtibata geçebilir, info@montis.com.tr adresine e-posta ile başvurabilirsiniz.

Bu Etkinliğe Getirilmesi Önerilen Malzemeler

— Yürüyüş Ayakkabısı Dağ Botu Mümkünse sert tabanlı , mutlaka uzun boğazlı

– Mutlaka daha önce uzun doğa yürüyüşlerinde denenmiş

— Yürüyüş Çantası Bir günlük tüm ihtiyaçlarınızı alacak büyüklükte – 35 – 40 lt önerilir.

—Yoga matınızı sabit bir şekilde taşımak için uygun aparatları olduğundan ve sırt sistemi olduğundan emin olun. Yürürken sürekli bir yoga matı taşıma durumu olmayacak gün içinde kamptan biraz uzak bir noktada yoga yapmak durumu olursa taşıma gerektirebilir. Onun haricinde sabah ve akşam kamp noktasında yapılması öngörülmektedir.

— Su Geçirmez Dış Giysi Gore Tex ya da başka bir soluyabilir

—Üst Yeterli / Panço — Polar ( Fleece ) Orta Kat Giysi 1 takım polar giysi özellikle serin akşamlar için gerekli

— Sentetik İç Giysi 1 Alt giysi ve 2 – 3 tane üst sentetik tişört vb. yeterli

— Rahat Giysiler ve Spor Ayakkabı Yolculuk ve otellerde kullanmak için önerilir

— Şapka Dağlarda daha güçlü hissedilen güneşin etkisinden korunmak için

— Bere Serin dağ akşamlarında kullanmak için tavsiye edilir

— Çorap Kalın ve destekli sentetik dağcı çorapları önerilir

– Ayakkabınıza uygunluğu denenmiş

— Gözlük UV- A ve B Filtreli, tercihen yanları siperlikli olması ya da az güneş alan modeller

— Baton Teleskopik bir çift yürüyüş batonu doğa yürüyüşlerinin vazgeçilmezidir!

— Su Kabı Yürüyüş ve dağlarda CamelBag türü, her an su içmenize olanak veren su kapları önerilir. Yoksa her hangi bir su kabı da işe yarar.

— Fener İki elinizde serbestçe kullanabilmeniz için, alın fenerleri tercih edilmelidir – Az pil tüketen LED ampullü fenerleri öneriyoruz.

— İlkyardım Seti Küçük bir kişisel set yanınızda olmalı eğer düzenli kullandığınız ilaçlar var ise yanınıza almayı unutmayın.

— Güneş Kremi Yüksek koruma faktörlü kremler tercih edilmelidir

– Tercihen en az 30 faktör.

— Nemlendirici Dağ etkinliklerinden sonra çatlamalar oluşmasını engellemek için özellikle dudak koruyucu kullanımı önerilir – tercihen UV filtreli

— Tamir Seti İğne, iplik, daktapev.b. içeren küçük bir tamir seti bulundurmak her zaman faydalıdır

— Elekrik- Elektronik Yedek pil, şarj cihazları, kamplar için powerbank, yedek hafıza kartları, telefon, GPS, kamera vs.

—Kişisel hijyen bakım seti
Islak mendil, tırnak makası, antibakteriyel jel, tuvalet kağıdı vs.

—Kişisel konfor ve sağlık
Şişme yastık, kullanılıyorsa dizlik vs.

—Yoga matı

Bu Etkinliğe Dair Dikkat Edilmesi Gerekenler

Herhangi fiziksel bir sağlık problemi olan veya ilaç kullanma durumunda bulunan katılımcıların önceden doktorlarına danışarak uygunluk almaları ve etkinliğe katılma durumlarında bizi durumları hakkında bilgilendirmeleri rica olunur.

 

Kundalini Yoga Hakkında

Kundalini Yoga ‘farkındalık’ yogası olarak tanımlanır. İçimizde uyuyan gizli enerjinin açığa çıkmasına aracılık eder. Böylece, aynada gördüğümüz bizi yeniden yapılandırır, kapasitemizin genişliğini bize hatırlatır.

Hormon ve sinir sistemlerini düzenleme potansiyeline sahiptir. Belli bir süre düzenli yapıldığında hormonların dengelenmesi sonucu fiziksel olarak genç bir görünümde kalmayı ve psikolojik olarak bütünsel ve dengede olmayı sağlar.

Bilinç üzerine etkisi beyinde yer alan epifiz ve hipofiz bezlerine olumlu yönde güçlü tesirleriyle gözükür, bu bezler bilincin katmanlarına geçiş kapılarıdır. Nefes odaklı bir çalışma olup nefesin etrafında bedensel hareketler yer alır. Böylece, nefes alma ve verme kapasitesini derinleştirir. Mantralar (tekrarlanan özel sözcükler) zihin dalgalarını pozitif yönde değiştirir. İçinde yoga duruşları, nefes, titreşim, müzik, mudra ve imgeleme birlikteliği vardır. Bu nedenle ‘kendini daha yakından bilme’ arzusunu ve aydınlık bilinç açılımını hızlandırır, hayatta var olma amacımıza doğru yönlendirmeyi kolaylaştırır. Aynı zamanda, bedene zindelik, güç ve sağlıklı olma hissini verir, kiloyu dengeye getirir.

Günümüz insanın stres ile baş etmek için anti depresanlara başvurduğu bir dönemdeyiz. Halbuki, bu geçici zihin gevşemesi sağlayan ilaçlara başvurmaya gerek kalmadan öncelikle beden üzerinde nefesin dolaşımına kolaylık verecek yöntemleri denemek en akıllıca yol olabilir. Yoganın her çeşidi bu anlamda kişiye özel bir pencere açabilir. Kundalini yoga, hayatın duygusal fırtınalı süreçlerine yardımcı olan güçlü bir yoga türüdür.

Tarih: Temmuz 22, 2018 Gönderen: Yorum: 0

Dragon Dreaming Proje Tasarım Atölyesi

Bir hayaliniz varsa Dragon Dreaming Proje Tasarımı Yöntemi ile hayalinizi gerçeğe dönüştürmeye bir adım atmak istiyorsanız Aralık 2018’de üç günlük bir atölye çalışmamıza katılabilirsiniz.

DRAGON DREAMİNG PROJE TASARIM YÖNTEMİ

Bir Hayal, bir düşünce tohumu ile doğar ve bağlantılı diğer düşünceler de hayale dahil olmaya başlar. Hayalinizin başka kimlere dokunabileceğini düşünerek hayal çemberinizi belki genişletebilirsiniz, kendi hayaliniz çevrenizdekilerin de hayali olabilir, o zaman sizin hayalinize ortak olmak isteyenlerle bir takım çalışması içinde yürümeniz daha kolay olabilir. Tek başına da yola çıksanız bu yolda size inanarak destek olmak isteyenlerle hedefinizi daha sağlam adımlarla gerçekleştirebilirsiniz. Bu anlamda, aslında çoğunlukla hayali gerçekleştirmek kolektif bir çalışmadır.

Hayalin gerçeğe dönüşebilmesinde yapılacakları gözle görünür hale getirmek, aksiyonları gelecekten şimdiki zamana çekerek ‘harekete geçmeye’ sevk etmek ve bu hayale ortak olan herkesin yapılacaklar üstünde mutabık kalmasını sağlamak açısından bir tasarım yöntemi önemlidir. Bunlardan biri Dragon Dreaming Proje Tasarım Aracıdır.

Ekolojinin bilgeliğinden ve doğanın dilini okuyabilen Avusturalya’nın yerli halkı Aborijinlerden esinlenerek oluşturulan proje tasarım aracı sürdürülebilirlik konulu çalışmalarda, çevre-insan-ilişkiler ağının bütünsel bir yaklaşımında stratejik planlama yapmak amaçlı geliştirilmiştir. Sivil toplum kuruluşları, belli bir amaç için bir araya gelmiş kolektif oluşumlar, iş dünyası veya bireysel girişimler gibi çok farklı platformlarda kullanılabilir.

Dragon Dreaming Proje tasarım aracı Avusturalya’nın Gaia Vakfı kurucularından John Croft’ın önderliğinde geliştirilmiştir. Global Ekoköy Ağlarında, Permakültür Çalıştaylarında kullanılmıştır. Bu tasarım aracının eğitmeni olmak için seminerler verilmektedir, bunlardan biri Almanya’da Sieben Linden ekoköyündedir. Türkiye’de ODTÜ’de 2009 yılında Sürdürülebilirlik Planlama Çalıştayında John Croft konuk edilmiş ve bu yöntem üzerinde giriş niteliğinde birkaç günlük bir eğitim vermiştir. Ayrıca, Brezilya’dan Rusya’ya, Kongo’dan Kanada’ya kadar bu metodoloji üzerinden proje gerçekleştirme uygulamaları olmuştur.

Aborijinlerin toplulukları içinde hayallerini bir hikaye anlatıcısı diliyle birbirlerine anlatmaları ve ‘songlines’ olarak her hayalin toprak parçalarında işaretlenmesi ve bu işaretlerin kutsal sayılması ritüellerinden esinlenerek oluşturulan Dragon Dreaming’in üç ana amacı vardır:

Hayalin, topluma ve Dünya’ya fayda odaklı bir amacı olması, bu ortak hayali paylaşanların kişisel gelişimlerine olanaklar sağlaması ve hayalin kolektif bir çalışma içinde yapılandırılmasıdır.

Bir kişi veya bir ekip olarak hayaliniz varsa öncelikle bu hayalin peşinden gitme arzusunun ne olduğunu derinden hissetmeniz, bu arzu ile neden meşgul olduğunuza cevap verebilmeniz beklenir. Dragon Dreaming Metodunda kalpten hissetme, sessizlik içinde kalma ve grup üyelerini derinden dinleme ile öncelikle hayalin tanımı yapılır. Bu hayalin amacı veya amaçlarının yazıya dökülmesi gerekir.

Daha sonra, hayalin gerçekleştirilmesi sürecinde yapılması gerekenler beyin fırtınası ile ortaya çıkarılır. Önerilenlerin bazıları ‘Hayalinize Ortak Etme’, bazıları ‘Planlama’, bazıları ‘Aksiyon Alma’, bazıları ‘Kutlama’ bölümlerine göre kategorize edilir, bazıları da benzer önerilere girdiği için birleştirilir veya elenir. Herkesin görebileceği büyük bir beyaz tahta veya kağıt üzerinde proje akış diyagramı  ‘Karabirrdt’- ‘örümcek ağı’  olarak oluşturulur. Bu örümcek ağı, bir yol haritasıdır. Grup katılımı ile her yapılacak iş, yol haritasında bir yuvarlak çember ile gösterilir ve öncelik durumlarına göre işler birbirine bağlanır.  İşin yol haritasındaki yeri, dikey düzlemde hayal kurma, planlama, aksiyon alma, kutlama bölümlerinden ilgili olana yerleştirilirken yatay düzlemde de bir mantıkla konumlandırılır. Eğer bir işin içeriğinin tamamlanması grup çalışmasını gerektiriyorsa yol haritasında sol tarafa, bireysel bir çalışma ile tamamlanabiliyorsa sağ tarafa, bir parça bireysel bir parça grup çalışması gerektiriyorsa ortada yer alır.

Yol haritasında çember ile gösterilen işler tamamlandıkça çemberlerin içi doldurulur. Böylece proje sürecinde ne kadarlık yol alındığı görsel olarak da takip edilir.

İşler, başlangıç ve bitiş noktası arasındaki dağıtıldıktan sonra bu işlerin sorumlulukları projeyi gerçekleştirmek isteyenlere dağıtılır. Her bir işin (çemberin) temelde üç farklı sorumluluk pozisyonu olur. Yeşil renkte olanlar asıl bu işi yürütecek olanlardır, kırmızı renkte olanlar daha çok ufak tefek işleri halletmek isteyenler, siyah olanlar gerektiğinde uzmanlığından yararlanarak danışman rolündekiler şeklinde belirlenir. Ayrıca, yapılacak her bir işin finansal ihtiyaçları da bu çalışmanın içinde gözden geçirilir. Bütçe ve finansın nasıl bulanabileceği konularında öneriler bu yöntemin içinde belirtilmiştir.

Dragon Dreaming Proje Tasarım Yöntemi, bir kişinin veya bir grubun hayalini gerçekleştirirken projenin ilerleyen süreçlerinde ekip içinde oluşabilecek çatışma ve anlaşmazlıkların çözümlenmesinde, takım motivasyonun yüksek tutulmasında ‘Kutlama’ adımlarının çok önemli olduğunu dile getirir. Hatta proje zamanın ve bütçesinin %25’nin kutlama bölümüne ayrılmasını tavsiye eder. Projede yer alanlar için projenin hayatlarına bir anlam verdiğinin göstergesi olarak kutlamaların bir değeri vardır.

http://www.dragondreaming.org/ sayfası resmi sitesidir.

Detay bilgi için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

 

Tarih: Temmuz 19, 2018 Gönderen:

Sosyal İnovasyon – SIX Wayfinder İstanbul

14-15 Mayıs’ta İstanbul’da Zorlu PSM’de gerçekleştirilen SIXWay finder- ‘Sosyal Inovasyonun Gelecek 10 yılı’ konulu etkinliği 26 ülkeden katılımcıyla gerçekleşti, enerjisi yüksek, samimi, toplumda pozitif değişim yaratan liderler ve değişim yaratma arzusunda olanların karşılıklı fikir alışverişlerini yapabildiği, iş birliklerin  oluşmasına ortam yaratabildiği bir süreçte geçti. Bu iki günde sabahtan akşama kadar sosyal inovasyon düşüncesine kafa yoran konuşmacılarla sabah tek oturumlar ve öğleden sonra paralel oturumlar yapıldı, açık alan teknolojisi ve balık kemiği gibi toplantı teknikleri içinde interaktif bir ortamda katılımcıların da dahil olduğu etkileşimi yüksek atölye çalışmaları yer aldı.  Tek bir yazıya sığmayacak bu etkinlikle ilgili izlenimlerimden birkaçını paylaşmak isterim.

Sosyal etki oluşturmada sosyo-kültürel değerleri göz ardı etmemenin ne kadar önemli olduğu dikkat çekiciydi. Konuşmacılardan Charles Leadbeater’ın (uluslararası bağımsız inovasyon danışmanı) verdiği örneklerden biri; Amerika’da 1916 yılında ilk doğum kontrol kliniğini açan hemşire Margaret Sanger’in bu girişiminin altında New York’un aşağı doğu yakasında kontrolsüz doğurganlık, yüksek oranda anne ve çocuk ölümünü gözlemlemesi yatmaktaydı ve her kadının ailesini planlamaya hakkı olduğunu savunmaktaydı.  Ancak, bu görüşün hapis cezasına kadar giden bir hikayesi olmuştur. O zamanın toplumu içinde muhafazakar aileler tarafından doğru bulunmayan bu girişim karşısında Margaret Sanger çok sert bir tepki almıştır. Oysa sosyal değişimi yaratmanın tohumlarını atmış olan bu kişi toplumun normlarına ve kabul gören düzenine karşı tek başına bir duruş sergilemiştir. Özgür seksi destekleyeceğine inanan ve dini kurallara aykırı olduğunu savunan çoğunluğun karşısında kadınlardan destek almaya başlayan Margaret Sanger’ın bu girişimi, feminist akımı sayesinde yıllar içinde gittikçe ivme kazanmıştır.

Bu hareketin büyümesi ile beraber bilim dünyasında da doğum kontrol hapı üzerine çalışmalar başlamıştır, 1950’lerde doktor Gregory Pincus bu araştırmanın öncülüğünde bulunmuştur ve  1956 yılında yasal düzenlemeyle piyasada satışına izin verilmiştir. Geliştirilen doğum kontrol haplarının daha geniş kitleler tarafından kabul görebilmesi için toplumun hassasiyeti göz önüne alınarak özgür seksi temsil edebilen imgesi yerine ‘doğum kontrol yolu ile ailelerin çocuklarına daha kaliteli bir gelecek sağlayabileceği’ imgesi vurgulanmıştır. Gerçekten de bu sihirli bakış açısı doğum kontrol haplarının muhafazakar çevreler tarafından da kabul edilir olmasını sağlamıştır.

Charles Leadbeater’ın bu örnek ile ilk adımı oluşturan herhangi bir sosyal girişim hareketinin başka insanları da harekete geçirebilir olması gerektiğinden ve aynı zamanda yavaş yavaş büyüyen desteğin ivmesinden yararlanarak toplumda ve politikalarda kabul görmesi için toplumun kültürel değerlerini iyi okuyup bu değerlere göre sosyal değişim için ortam hazırlanılmasının kritik öneminden bahsetti. Nasıl ki doğum kontrol hapına ABD’de Gıda ve İlaç Dairesi tarafından yasal izin verilmesi çok kolay olmamıştır, yıllar almıştır ama bu süreçte çocuklara daha kaliteli bir gelecek sunma düşüncesini referans alarak doğum kontrol haplarının kabul görmesi ve yasal satışına başlanması ile ekonomik boyutunu da içine alan büyük bir sosyal etki yaratmıştır.

Diğer bir konuşmacı, sosyal girişim kuruluşu olan Tides Network ‘un CEO’su Kriss Deiglmeir sosyal inovasyon ile ilgili Dünya’dan verdiği örneklerde şirketlerin farklı rollerde sosyal etkiye nasıl katkı sağladığından bahsetti. Aşağıdaki gibi bir sınıflandırmayı görmek kurumların faaliyetlerini hangi şemsiye altında gerçekleştirdiğini anlamak adına şeffaflık sağlamakta.

  • (Corporate Philanthrophy): Hayırsever kuruluşlara bağışta bulunan veya kendi bünyesinde vakıf gibi yapılar kurarak bu kanaldan yardımseverlik çalışmalarını gerçekleştiren kurumlar (örnek; Zorlu Vakfı gibi)

 

  • (Corporate Volunteering) – çalışanların mesai saatleri içinde kısmi olarak sivil toplum örgütlerinde gönüllü çalışmasını teşvik eden veya ürettiği ürünlerden sivil toplum örgütlerine bağışta bulunan şirketler ( OKTA for good gibi)

 

  • (Corporate Marketing)- sosyal fayda alanında toplumda farkındalığı genişletmek ve yükseltmek için tanıtımlar yapan şirketler (BEKO gibi)

 

  • (Strategic Philanthrophy) – İş hedeflerine, bilgi ve beceri birikimine uygun hayırseverlik çatısı altında gönüllü işlerde faaliyet gösteren kurumlar (CISCO Network Academy gibi- Dünya çapında yaygınlaşmış ve Bilgi Teknolojileri üzerine eğitimler vermekte)

 

  • (Business Integration) – yaptığı işi ve ürettiği ürünleri çevre ve sosyal fayda adına sürdürülebilirlik odağında entegre ederek piyasa faaliyetlerinde bulunan şirketler ( örnek; Unilever)

 

  • (Business Growth as Social Leader) – bulunduğu bölge içindeki insanları da dahil ederek iş modelleri yaratan şirketler ( örnek; //Cemex- bu şirket ekonomik açıdan dez avantajlı grupta olan ailelere kendi evlerini yapabilmeleri için nasıl ev yapılacağına dair eğitim vermekte ve malzeme sağlamakta )

 

  • (Business with Social Mission) -sosyal bir misyondan doğan şirketler , iş yapmayı çevresel ve sosyal sorunları çözmek için bir vasıta olarak görürler (örnek; Method https://methodhome.com/)

 

Etkinlikte diğer bir paylaşım da David OReilly’in ‘Herşey’ isimli animasyonuydu, kısa olmasına rağmen etkileyiciydi. İnsanın doğası gereği herşeyin odağına kendini merkeze koymasından dolayı bir algı yanılması içinde Dünya’da hareket etmekte olduğu ve bu algıyı kırabilecek ‘Evrende herşey olabilme potansiyeli taşısaydık ne olurdu?’ gibi bir soru sorarak mesela bir böceğin gözünden veya bir taş olarak mikro ölçekte veya makro ölçekte galaksiler arasından bakıldığında algımızın nasıl değişebileceğine dair bizi düşündürten bir animasyondu. Bu video,  aslında bir doğa simülasyonu yapan bir oyunun tanıtım videosu olmakta. Oyunda, evrende çok küçük bir şeyin çok büyük birşeye etki edebildiğini, herşeyin birbirine ihtiyacı olduğunu vurgulamakta.

Bu animasyon ister istemez ilginç bir doğa olayını akla getirdi; likenler ( su yosunu ve mantarın ortak yaşamından ortaya çıkan bitkimsi bir tür) taşların ve ağaçların üzerinde küçücük lekeler halinde yayılmış halde görünürler ve kayaların içlerine doğru da yol alırlar, çok uzun bir zaman içinde içten içe kayaları çatlatarak parça parça haline getirebilirler. Bu parçalar nehirler aracılığı ile denizlere ulaştıktan sonra deniz tabanına doğru sürüklenirler, daha fazla suyu çekebilen toprak parçaları haline dönüşürler ve deniz tabanının yumuşak bir zemin haline gelmesine izin verirler. Deniz tabanın altında derin çatlaklar da varsa bu yumuşak noktalardan yukarılara doğru sızan magmanın kolaylıkla tabanı delip suyun içine ve oradan yeryüzüne çıkmasına sebep oluştururlar ki küçücük likenden başlayan bu zincirleme olaylar, okyanuslardaki volkanik patlamalarla deniz üstündeki adacıkları meydana getirebilirler.

Dolayısıyla, liken sabırla bekleyerek okyanuslarda kara parçalarını oluşturabilme gücünü taşıyabiliyorsa ister birey ister kurum olarak toplum faydasına yarattığımız çok küçük gibi görünen bir sosyal etkinin er ya da geç daha büyük bir hareketin tetikleyicisi veya tohumu olması büyük bir olasılık taşır.

Özetle; uluslararası platformda profesyonel geçmişleri ve deneyimleri farklı olan kişilerin ve kurum temsilcilerinin bir araya gelerek pozitif sosyal değişim için sosyal konular üzerine sorular sorması, çeşitliliğin getirdiği farklı bakış açılarından doğan fikirlerin alışverişi, eyleme yönelik niyetlerin oluşması gibi özel bir atmosfer içinde bir etkinlik gerçekleşti ki gelecekte beraberce sosyal inovasyon için yapılacak işlerin devamlılığını ve hareketliliğini destekleyen bir iki gündü.

Etkinlikle bağlantılı aşağıdaki linkleri de inceleyebilirsiniz.

 https://www.sixwayfinder.com/

* http://imece.com/

* https://socialinnovationexchange.org/

 

Dilek Ekşi Bilgin

bilgi@hayyal.com

dilek_eksi@yahoo.com

 

(*) Referans verilmeden alıntı yapılmaması, izinsiz kopyalanmaması rica olunur.

 

 

 

Tarih: Haziran 10, 2018 Gönderen: Yorum: 0

Sünger gibi olmak!

Gözleriniz kapalı avucunuz içinde bir süngerin dokusunu hiç hissettiniz mi? Kuru bir sünger ile ıslak bir sünger arasındaki farkı merak ettiniz mi? Her süngerin ayrı bir dokusu olduğuna dikkat kesildiniz mi? Sünger kelimesi belki ev temizliğinde kullandığımız süngerleri ilk akla getirebilir ki o da mümkün. Çok azı göllerde ve çoğunlukla denizlerde yaşayan bir hayvan olan sünger, farklı geometrik şekillere ve değişiklik büyüklükteki gözeneklere sahiptir. İskeletleri kalsiyum karbonat veya silisyum olabilmektedir.

Gözeneklerinden suyu emen ve emdikçe daha bir yumuşayan ve avucumuz içinde farklı formlara girmeye hazır hale gelen bir sünger ne gibi izlenimler çağrıştırabilir?

Avucumuzun içindeki süngeri, süngerimsi bir beden olduğumuz imgesine dönüştürebilir miyiz? Böylece, sadece burnumuzdan değil her yerimizden nefesi alıp verebildiğimizi hayal edebilir miyiz? Bedenin bilinçli nefes ile uyanması, nefesin bedende yol alması ile esnekliğini ve yumuşaklığını arttırabilmesi çabasız bir çaba gerektirir gibi. Buradaki çabasızlık ifadesi bir anlamda şahit olmak tanımını taşıyabilir. Nefesin atımını, derinliğini genişliğini duyumsamak, beş duyuyu uyanık tutmak … Tüm bu işler olup biterken gözlemci kalabilmek ve iç alemimizden bir buğu gibi yükselen imgelere, seslere, kokulara veya bir ana şahit olmak, iç sahnemizin istemimiz dışında – bazen birden, bazen boşluklar bırakarak- değiştiğini fark edebilir olmak. Çaba sürekli bir yapma durumunu ister ki düzenli olarak bilinçli nefeste kalmak ve süreklilikte iç dünyamıza şahit olabilmek bize bir sünger gibi esneklik verebilir ve bize doğrudan gelen basınçları daha rahat dengelememizi sağlayabilir.

Tekrar süngere dönecek olursak nefese odaklanmak için bazı imgeleri anahtar gibi yanımızda taşıyabiliriz. Herkesin evinin anahtarı farklıdır, o yüzden kendi sevdiğiniz imgelerin izini sürmek nefese dönmenizi hatırlatan bir anahtarınız anlamına gelebilir.

Düşünce akışımızda bu yazının şu ana kadar bize verdiği izi kırmak adına şöyle de bir örnek verelim; ayaklarınıza baktığınızda ayaklarınız süngere benzeseydi, bükümlü, kavisli, bombeli veya yassı şekli olsaydı ve süngerin gözenekleri kadar büyük gözenekleriniz olsaydı nasıl yürüyebilirdiniz ve nasıl bu delikli yapıyla deneyim yaşardınız? Öncelikle herkesin ayakkabı formu kişiye özel bir tasarımla olurdu herhalde! Veya ayakkabı içinde tutmak yerine bırakın ayaklar özgür mü olsun derdik, kimbilir! Zihninizin size nasıl cevap verdiğini bu satırlara devam etmeden bir an durarak dinlemeye çalışabilir misiniz? Eğer hoşnutsuz cevaplar geldiyse ‘ya bu süngerimsi ayaklarla suyun içinde olsaydınız işinize yarayabilir miydi?’ tekrar kendinize bir sorun!

Bir sünger gibi nefesi bedenin her noktası ile alıp verdiğimizi hatırlamak ama diğer taraftan odağımızı daraltarak ayaklarımızın ve hatta dizlerimizin gerçekten bir sünger olduğunu hayal etmek. Bir süngerin bizde bıraktığı belki de hem olumlu, hem olumsuz ve farklı izlenimleri tanımlayabilmek küçük bir oyun! Bu oyun içindeki imgelerin zihnimizi nasıl meşgul ettiğini farkedebilmek ise oyunun kendi gerçekliği olabilir mi, ne dersiniz?

 

(*) Her haklı saklıdır, izinsiz veya referans verilmeden alıntı yapılamaz, kopyalanamaz.
Tarih: Mayıs 7, 2018 Gönderen: Yorum: 0

Dönme Hali- Bir Meditasyon Sonrası

Dans eden bir kadın eteği burkularak kâh yükseliyor kâh iniyor. Nefes alan etekte toplanmış yıldızlar, ay ve güneş; bir doğuyor, bir batıyor. Yüzgeçleri parıldayan yunuslar, çiğ taneleriyle yıkanmış çimenler, siste kaybolan uç uç böcekleri, toprağın altında evini yapan köstebekler, su izi arayan çöl derbederi, pin pon topları gibi tavada zıplayan yağ tanecikleri, metroda sırt sırta vermiş insan yığınları…hepsi hepsi dönen ve dans eden etek üzerinden akıp gidiyor, bir filmin sahneleri gibi…

O zaman bu eteğin dansını farkeden kim?

Dönüşün merkezinde olan ta ki bir sokağın çıkmaz sokak olduğunu farkedince duvarı indirip tuğlalarından yeni bir yol yapacak gücü buluyor. Bu güç, eteğin uçlarını bir kendine çekiyor,  bir kendinden uzaklaştırıyor. Herşey bu merkezin belleğinde, istediğini çiçekler gibi eteğe dağıtıyor, istemediğini saklıyor.

Mehrunnisa Dilek

(*) Resim: Maryam Mughal

Tarih: Mart 27, 2018 Gönderen:

İzmit Samanlı Dağları Kundalini Yoga ve Trekking

Hafta sonu yapılacak Kundalini yoga kampı ve trekking aktivitesi, beden ve zihin üzerine uygulamalı pratikler yapılarak zamanı yavaşlatacağımız ve kendimize alan açacağımız derin bir dinlenme durağı olacak.

Kundalini yoga bir dönüştürücüdür, zihni ağırlaşmış ve hantallaşmış halinden çıkarır, daha duru ve berrak görüşe doğru yönlendirir, alacağımız kararlarda iç görümüzü duymamızı sağlar. Bir kundalini yoga çalışmasına girmek bile hayatımızda farklı bir tad bırakır ve düzenli yapıldığında bizi hayata karşı daha kuvvetli hale getirir. Bu nedenle, hiç deneyimi olmayanlara da açık bir aktivite olacaktır.

21 ve 22 Ekim tarihlerinde yapılacak çalışmanın rehberlik ve lojistik detayı aşağıdaki gibidir.

Hareket Noktaları:

06.30 İncirli Alfemo önü                                                                                                                                                  06:45Mecidiyeköy Teknosa önü                                                                                                                                      07:10Kadıköy Evlendirme dairesi önü 

Ayrıca, gidilecek yolun güzergah noktalarından alınma opsiyonu bulunmaktadır.  

1 gün :

İzmit Yuvacık’ta yer alan Servetiye – Aytepe parkurunun doğal güzelliği size Karadeniz’i hatırlatacak, normal şartlarda  2-2,5  saat sonra Yuvacık’a varıyoruz. Geç kahvaltımızı bir nevi brunch olarak alıyoruz. Ardından odalarımıza yerleşiyoruz. İsteyenlerle Samanlı Dağlarının güzel doğasında orta uzunlukta (3-4 saatlik) bir yürüyüş yapıyoruz.

Yürüyüşe katılmak istemeyenler için alternatifler;

  • Theta Healing Şifasına katılabilinir ve negatif düşüncelerle ilgili şifalanma çalışması yapılır (örneğin; kedi, köpek gibi hayvan korkusu veya yalnızlık korkusu gibi…) veya
  • Doğa içindeki tesiste zaman geçirilebilir.

Yürüyüş sonrası kısa bir dinlenmeden sonra ve akşam yemeği  öncesi iki saatlik kundalini yoga çalışması ve derin meditasyon yapıyoruz.

Yemeğimizi sessizlik inzivası içinde yiyiyoruz ve meditatif zihin ile odalarımıza çekiliyoruz.

2.Gün :

Sabah erken bir saatte kundalini yoga çalışmasına başlıyoruz, ardından harika kahvaltımızı tamamladıktan sonra arzu edenlerle Theta Healing çalışmasını tekrarlıyoruz.

Akabinde, tesisten ayrılıyoruz ve rehberimiz eşliğinde (3 veya 3,5 saatlik bir yürüyüş ile)  orman içinde bölgenin başka bir doğal rotasını keşfediyoruz. Yürüyüş sürecinde mola verildiğinde müzik ve mantralar eşliğinde yarım saatlik bir çember oluşturuyoruz. Yürüyüşümüze kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Yürüyüş sonrası en geç 19:00 veya 19:30 gibi Istanbul’a varacağımız yola çıkıyoruz.

Konaklama :

Aytepe Parkı Ahşap ve Taş Evleri- Bungalowları— Temel ihtiyaçlarımızı karşılayacak donanımdadır. Bütün evlerde duş tuvalet mevcuttur. Dublekslerde, çatı katındaki yatakların bazıları yer yatağıdır. Asgari 2 kişi olmak üzere 3-4-5 kişi aynı evde kalabilecek yatak kapasitelerine sahip evler mevcut.

Ücret Kapsamında Olanlar:

  • Ulaşım (İstanbul’dan alındığınız noktadan aynı noktaya bırakılıncaya kadar )
  • Profesyonel Doğa Rehberliğinde trekking
  • Profesyonel Tur Şirketinden Lojistik Destek
  • Profesyonel Yoga Eğitmeninden Yoga Çalışması
  • 1 gece Aytepe Park Evleri konaklama
  • İlk gün yürüyüş sonrası hafif aperatif ikramı
  • 1 akşam yemeği
  • 2 köy kahvaltısı
  • 1 öğle yemeği
  • Sigorta

Ücret Toplam: 620 TL ( 14 kişi ve üzeri), 740 TL (minumum 7 ile 13 kişi arası)

Ön Ödeme : 255 TL (havale, eft veya nakit kabul edilir)

  • Katılmak isteyenlerin en geç 1 Ekim’e kadar ön ödeme ile rezervasyonlarını kesinleştirmesi beklenmektedir. Ön Ödeme ile rez. kesinleştirdikten sonra geri kalan ödeme için Kredi kartı kullanmak istenirse ödeme alternatiflerini sorabilirsiniz.
  • Yerlerimiz kısıtlı olduğundan rezervasyonlarını kesinleştirilenler öncelikli olacaktır.
  • Kontenjanımız max 17 kişi ile sınırlıdır.
  • Aktivitenin erteleme durumu doğarsa ön ödeme yapanlara geri ödeme yapılacaktır.

Ücret Kapsamında Olmayanlar:

  • Profesyonel sertifikalı eğitmeninden Theta Healing çalışması (grup seans ücreti (min: 4 kişilik gruplarda kişi başı: 100 TL, teke tek özel seans için kişi başı 150 TL)- çalışma süresi 45 dakika ile 60 dakika arası değişmektedir.
  • Pazar İstanbul’a dönüş yolunda opsiyonel akşam yemeği
  • Kişisel Harcamalar

Yemek:

Her durumda vegan veya vejeteryan olanların önceden bilgilendirmesi gerekmektedir. Bu bilgiye göre menü içeriği farklılaştırılabilir. Normal şartlarda, menüde balık, köfte ve yumurta ürünleri vs. bulunabilir.

Yanımızda Kesinlikle Bulunması Gerekenler:

.: Mevsim koşullarını düşünerek giyinin (yağmurluk,polar  şapka,güneş gözlüğü, vb.)
.: Ínceden kalına doğru bir giyimi tercih edin…(tişört,polar,yağmurluk vb. Lahana gibi 🙂
.: Ayakkabınız yürüyüşe uygun olsun. Bilekli  bot ve altı lastik tabanlıları tercih edin.
.: Küçük bir sırt çantanız bulunsun
.: Mutlaka yedek giyim, çorap ve ayakkabı alın
.: Yanınıza, su ve enerji verici yiyecekler (kuru meyve, kuruyemiş  alabilirsiniz)
.: kullanıyorsanız mutlaka  ilaçlarınız (alerjikseniz, alerji ile ilgili ilaçlarınızı unutmayın)
.: Fotograf/Video çekiyorsanız yeterince ekipman, yedek pil almayı unutmayın

En önemlisi yoga matınızı getirmeyi unutmayın! Ek olarak; Yoga çalışmalarında üzerinize örtebileceğiniz bir örtü veya şal da ihtiyaç olacaktır. 

Tarih: Eylül 22, 2017 Gönderen:

Kundalini Yoga’nın Doğası

Yoganın düzenli yapılması sonucu bedeni hoş bir forma sokması ve belli bir esnekliğe kavuşan bedenin yapılamaz gibi görünen bazı hareketleri yapmaya izin vermesi öncelikli olarak yogayı cezbedici kılabilir.

Yogaya başlama nedeni, bedeni güzel bir görüntüye kavuşturmak olan birine bir motivasyon ve tatmin verebilir, bu gayet doğal bir istek olmakla beraber yoganın vermek istediği sadece bedensel bir ışıltı değildir. Bedende saklı olan duyguların serbest bırakılışını deneyimleme ve yoganın bir parçası olan meditasyonlarla zihin berraklaşmasına erişmeye eğilimli pratikler yoga çalışmalarını derinleştirir.

Yogaya ilk başlayanlara yoganın gerçek anlamını hissettirebilmek kolay değildir, yoga eğitmenlerine bu noktada çok iş düşer.  Aynı zamanda, başlayan kişinin de düzenli devam etmesi gerçek farkındalığın kazanılmasını her zaman garanti etmeyebilir ancak disiplin bir ön koşul.

Her yoga farklı açılardan insan yapısını katman katman ele alır. Tüm yoga çeşitlerinin varmak istedikleri hedef aynı olsa da yolları farklıdır.

Kundalini yoga, yukarıda bahsettiğim cazibe konusunda çok ön planda görünmez, ancak bilinci yükseltmek adına oldukça hızlı ve güçlü bir potansiyele sahiptir. Bütünsel bir yaklaşım içindedir. Hareket serilerini yaparken aynı zamanda pranayama ve mantralar aracılığı ile sesin kullanılması en önemli özelliklerindendir. Çoğunlukla bir devinim vardır. Hayatın ritminin, bu devinimin içinde devam ettiğini hatırlatır gibidir. Kol açıları veya el parmaklarının baskı noktalarıyla çok basit gibi görünen hareketler çok kısa sürelerde bile yapıldığında sinir sistemi, hormon sistemi üzerinde hızlı pozitif etki oluşturabilir. Basit görünen hareketlerin içinden geçildiğinde basit anlamını tekrar sorgulatır. Bir hareketin belli bir periyod içinde sabırla tekrarlı yapılması zihni eğitmek içindir, böyle olduğu hemen anlaşılamayabilir.

Bir ritüel içinde çalışma başlar ve biter; ‘Ong Namo Guru Dev Namo’ mantrası ile açılır ve ‘Sat Nam’ diyerek bitirilir. Bu kadim bilgiyi bize ulaştıran altın zincirdeki tüm yogileri selamladığımız ve ‘Hakikat benim asıl kimliğim’ diyerek hakikatimizi görebilmemiz için bir niyet koyduğumuzu ifade eder. Bu ritüel ister istemez madde ile madde ötesinin birbirinin içinde olduğunu çarpıcı bir şekilde gösterir.  Katılımcıyı her çalışma beden ve tin arasında ince bir çizgide yürütür.

Düzenli kundalini yoga derslerine giren katılımcıların paylaşımları çoğunlukla enerjilerinin arttığına ve içsel deneyimleri üzerinedir. Bu deneyim öyle özel bir deneyim olabilir ki iç mutluluğu (birine veya bir dışsal nedene bağlı olmadan, tanımı kelimelere dökülemeyen bir hal) bulmak için kendini yollara vermiş olanların aradıkları, o kadar uzaklara gitmeye gerek kalmadan bir yoga matı üzerinde mekândan ve zamandan bağımsız o özel anı yaşayabilecekleri kendini bilme yolunda yanı başlarında durabilir.

Bazen bu deneyimler çok güzel de olmayabilir, geçmişin derinlere gömülmüş bir anın tekrar su yüzüne çıkmasına da sebep olabilir. İster bize hoş gelsin isterse rahatsız etsin, içimizden dışa doğru gelen her neyse iyileştirici ve aydınlatıcı bir özellik taşır. Ancak, geleni nasıl karşıladığımıza da bağlı!

Müziksiz Kundalini Yoga dersleri düşünülemez.  Her dersimizde artık bir klasik başlangıç müziği olan Mercan Dede’nin Nefes albümünden Napas : “https://www.youtube.com/watch?v=ydBx5xmeELs”>

Sevgi, Ahenk ve Güzelliğe Doğru!

Tarih: Eylül 21, 2017 Gönderen:

Işıldayan Beden ve Zihin için Kundalini Yoga

Parlak bir canlılıkta enerji alanımızı güçlendirmek etrafımıza bir çekim kuvveti oluşturur. Kundalini yoganın 8 haftalık çok özel bir çalışma serisi ışıldayan beden ve zihin için hazırlandı.

Bedenin alt üç çarkın (kök çakrası, karın altı bölgesi çakrası ve solar plexus dediğimiz güneş ağı diğer bir deyişle mide bölgesi etrafı ) içinde sıkışıp kalmış pranayı (yaşam enerjisini) yükseltip üst çarklara (kalp, boğaz, üçüncü göz ve başın üstündeki çark) doğru alabilmek ve bedende sağlıklı bir prana döngüsüne destek olmak bir çalışma olacak.

Amaç: İlişkilerin düzelmesine katkı, iç görüyü güçlendirerek sezgileri güçlendirme, bedenimizi saran manyetik alanımızı kuvvetlendirerek negatif enerjilerden korunma, ışıltılı bir auranın oluşmasına destek.

Bereket ve bolluk, sahip olduklarımızla değil, etrafa verdiklerimizle ölçülür. Bir gül kokusunu etrafa yayan katmer katmer açılmış noktaya geldiğinde büyük bir çekim kuvveti yaratır, kokusu ve gözalıcı rengiyle etrafa özel titreşim yayar. Biz de bu çalışmayla kendi iç potansiyelimizi kullanarak kendi titreşimimizi farketmeyi hedefleyeceğiz.

27 Eylül 2018’de başlayacak. Perşembe akşamları saat 19:30’da başlayacak olup bir buçuk saat sürecek ve haftada bir kez yapacağımız çalışma 8 hafta sürecek. Her bir haftanın özel meditasyonu olacaktır ve ilgili çalışmanın meditasyonu bütün hafta boyunca evde düzenli yapılması beklenir, meditasyonlar eğitmen tarafından takip edilecek. Tüm çalışmalara katılmak önemlidir. Her bir çalışma birbiriyle bağlantılıdır.

Erken kayıt indirimiyle 8 haftalık çalışma serisi 14 Eylul’e kadar Ücret: 750 TL , 14 Eylul’den sonra: 900 TL.

Minimum: 5 kişi ile başlayacaktır.

Not: Kundalini Yoga deneyimi hiç olmayanların en azından bir veya iki kez kundalini yoga dersine önceden girerek kundalini yoga hakkında genel bir izlenim alarak bu çalışmaya katılması tavsiye edilir.

Ön Kayıt ve İletişim için buraya tıklayınız.

Tarih: Nisan 24, 2017 Gönderen:

Pranayam Çalışması

Amaç: Duygusal Denge sağlama ve yoğun stresli günün gerginliğinden arınma için ideal bir çalışmadır.
Oturuş: Bağdaş konumunda oturulur. Omurga diktir. Boyun omurganın bir uzantısı olarak tutulmalıdır. Çene milimetrik ölçüde göğüs kafesine doğru indirilir, başın en sivir noktası gökyüzüne doğru uzuyormuş hissi ile oturulur.
Mudra: Sol el, sol dizin üstünde baş parmak ve işaret parmağı birbirine parmak uçlarından dokundurulur. Sağ el burun deliklerini kapatıp açacak şekilde fonksiyonu bulunacaktır.
Nefes: Sağ el, sağ burun deliğini baş parmakla kapatır, sol burun deliğinden derin nefes alınır. Sol burun deliği serçe parmağı ile kapatılır,sağ burun deliğinden uzunca nefes verilir. Tekrar sağ burun deliği baş parmakla kapatılır, sol burun deliğinden nefes alınır, sol burun deliği kapatılır, sağ burun deliğinden nefis verilir. Bu şekilde devam edilir.
Nefesler uzunca alınır ve uzunca verilir.
Gözler: Gözler kapalı, iki kaşın biraz üst noktasında doğru odaklanır. Çalışma boyunca bu odakta tutulmaya çalışılır.
Kapanış: İki el dizler üstüne getirilir. Gözler kapalıdır. İki burun deliğinden nefes alınır, kök kilidi yapılır. Sonuna kadar nefes alındığında nefes üç dört saniye tutulur ve nefes bırakılırken kök kilidi gevşetilir. Nefes sonuna kadar verilir ve hemen nefes alınmaz (üç dört saniye nefes alınmaz). Bu kısım üç kez tekrarlanır. En son olarak; 5-10 saniye normal nefes içinde kalınarak çalışma sonlandırılır.
Meditasyon süresi: 3 dakika,7 dakika,11 dakika veya 21 dakika olarak yapılabilir. Zorlamadan hangi süre yeterli geliyorsa o süre ile başlanmalıdır.

Tarih: Nisan 24, 2017 Gönderen: