Kundalini Yoga’nın Doğası

Tarih: Eylül 21, 2017 Gönderen: Yorum: 0

Yoganın düzenli yapılması sonucu bedeni hoş bir forma sokması ve belli bir esnekliğe kavuşan bedenin yapılamaz gibi görünen bazı hareketleri yapmaya izin vermesi öncelikli olarak yogayı cezbedici kılabilir.

Yogaya başlama nedeni, bedeni güzel bir görüntüye kavuşturmak olan birine bir motivasyon ve tatmin verebilir, bu gayet doğal bir istek olmakla beraber yoganın vermek istediği sadece bedensel bir ışıltı değildir. Bedende saklı olan duyguların serbest bırakılışını deneyimleme ve yoganın bir parçası olan meditasyonlarla zihin berraklaşmasına erişmeye eğilimli pratikler yoga çalışmalarını derinleştirir.

Yogaya ilk başlayanlara yoganın gerçek anlamını hissettirebilmek kolay değildir, yoga eğitmenlerine bu noktada çok iş düşer.  Aynı zamanda, başlayan kişinin de düzenli devam etmesi gerçek farkındalığın kazanılmasını her zaman garanti etmeyebilir ancak disiplin bir ön koşul.

Her yoga farklı açılardan insan yapısını katman katman ele alır. Tüm yoga çeşitlerinin varmak istedikleri hedef aynı olsa da yolları farklıdır.

Kundalini yoga, yukarıda bahsettiğim cazibe konusunda çok ön planda görünmez, ancak bilinci yükseltmek adına oldukça hızlı ve güçlü bir potansiyele sahiptir. Bütünsel bir yaklaşım içindedir. Hareket serilerini yaparken aynı zamanda pranayama ve mantralar aracılığı ile sesin kullanılması en önemli özelliklerindendir. Çoğunlukla bir devinim vardır. Hayatın ritminin, bu devinimin içinde devam ettiğini hatırlatır gibidir. Kol açıları veya el parmaklarının baskı noktalarıyla çok basit gibi görünen hareketler çok kısa sürelerde bile yapıldığında sinir sistemi, hormon sistemi üzerinde hızlı pozitif etki oluşturabilir. Basit görünen hareketlerin içinden geçildiğinde basit anlamını tekrar sorgulatır. Bir hareketin belli bir periyod içinde sabırla tekrarlı yapılması zihni eğitmek içindir, böyle olduğu hemen anlaşılamayabilir.

Bir ritüel içinde çalışma başlar ve biter; ‘Ong Namo Guru Dev Namo’ mantrası ile açılır ve ‘Sat Nam’ diyerek bitirilir. Bu kadim bilgiyi bize ulaştıran altın zincirdeki tüm yogileri selamladığımız ve ‘Hakikat benim asıl kimliğim’ diyerek hakikatimizi görebilmemiz için bir niyet koyduğumuzu ifade eder. Bu ritüel ister istemez madde ile madde ötesinin birbirinin içinde olduğunu çarpıcı bir şekilde gösterir.  Katılımcıyı her çalışma beden ve tin arasında ince bir çizgide yürütür.

Düzenli kundalini yoga derslerine giren katılımcıların paylaşımları çoğunlukla enerjilerinin arttığına ve içsel deneyimleri üzerinedir. Bu deneyim öyle özel bir deneyim olabilir ki iç mutluluğu (birine veya bir dışsal nedene bağlı olmadan, tanımı kelimelere dökülemeyen bir hal) bulmak için kendini yollara vermiş olanların aradıkları, o kadar uzaklara gitmeye gerek kalmadan bir yoga matı üzerinde mekândan ve zamandan bağımsız o özel anı yaşayabilecekleri kendini bilme yolunda yanı başlarında durabilir.

Bazen bu deneyimler çok güzel de olmayabilir, geçmişin derinlere gömülmüş bir anın tekrar su yüzüne çıkmasına da sebep olabilir. İster bize hoş gelsin isterse rahatsız etsin, içimizden dışa doğru gelen her neyse iyileştirici ve aydınlatıcı bir özellik taşır. Ancak, geleni nasıl karşıladığımıza da bağlı!

Müziksiz Kundalini Yoga dersleri düşünülemez.  Her dersimizde artık bir klasik başlangıç müziği olan Mercan Dede’nin Nefes albümünden Napas : “https://www.youtube.com/watch?v=ydBx5xmeELs”>

Sevgi, Ahenk ve Güzelliğe Doğru!

*